Telefon: 444 00 00

Yetkili Kişi: Ziraat Bankası

Web: www.ziraat.com.tr

Ekli Görseller & Dökümanlar

Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, basın mensupları ile bankacılık ve reel sektör hakkında yaptığı değerlendirme toplantısında aşağıdaki husus

Tarih: 02.11.2016
Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, basın mensupları ile bankacılık ve reel sektör hakkında yaptığı değerlendirme toplantısında aşağıdaki hususları dile getirmiştir. Doğru Algı Yönetimi Algının doğru yönetilmesine ihtiyaç var. İçinde bulunduğumuz dönem, kriz dönemi değildir. Asıl olan; darbe girişiminin, Moody’s not indiriminin ve sınırlarımızdaki jeopolitik gelişmelerin ardından oluşan bu psikolojinin doğru yönetilmesidir. Büyüme Küresel Ölçekte Bir Sorundur Ülkemizin iç dinamikleri dışında esas itibariyle küresel gelişmelere de bakıyor olmak gerekir. Dünyadaki asıl sorun ‘büyüyememe’ ve bunun neden olduğu sorunlardır. Tüm bunlar nedeniyle yavaşlayan büyümeye rağmen, Türkiye büyümede hala OECD ülkeleri içinde ilk sıralarda yer almaktadır. Güçlü Kamu Maliyesi Yönetimi Türkiye’nin makroekonomik göstergeleri oldukça güçlüdür. Kamu maliyesi yönetimi Türkiye’nin en önemli çıpasıdır. Kamunun borcu, milli gelirinin neredeyse %30’u seviyesindedir. Bütçe güçlüdür. Bu hem kamunun yatırım ve harcama kabiliyetinin hem de teşvikler yoluyla özel sektörün yatırım iştahının yüksek olması için önemli bir manevra alanı sağlamaktadır. Özel Sektör Borçluluğu Yönetilebilir Seviyededir Evet özel sektörün borcu bulunmaktadır.
(Bankacılık sektörünün yaklaşık 1.6 trilyon TL olan kredi portföyünün %75’i reel sektöre verilmiş kredidir. Bu da yaklaşık 1.2 trilyon TL’dir. Özel sektörün yurt dışı borcu da 100 milyar usd olup toplam özel sektör borcu yaklaşık 1.5 trilyon TL olmaktadır.) Ama Türkiye geleceğine yatırım yapmaktadır. Özel sektörün borçları analiz edildiğinde; gerek kamu-özel işbirlikleri ile gerek özelleştirmeden gerekse de üretim kapasite artışı amacıyla yapılan yatırımlar, orta vadede enerji başta olmak üzere Türkiye’nin üretim kapasitesinin artmasını sağlayacaktır. Bunların karşılığı önümüzdeki dönemlerde alınacaktır. Bu borçlar, dipsiz kuyuya atılmış taşlar değildir. Ülkemiz, ağırlıkla yatırım, ara mal ve enerjiye yatırım yapmaktadır. Gelişmekte olan Türkiye yatırımlarına devam ederken, küresel ticaret hacminin daralmakta olması nedeniyle kredilerde oluşan vade uyumsuzluğu gayet doğaldır. Bu süreç içinde; güçlü sermaye ve verimlilik yapısı ile Bankacılık sektörü bu geçiş dönemini destekleyebilecek mali güce sahiptir. Burada ihtiyaç duyulan esas husus; durumun doğru analiz edilip çözümlerin üretilmesinde soğukkanlı olunmasıdır
Ülkede bir kriz algısının oluşturulması son derece sakıncalı ve yanlış olduğu kadar işin hafife alınması o derecede sakıncalı ve yanlıştır.

Reel Sektörün Krediye Ulaşımında Süreklilik Önceliklidir Bu çerçevede, kredi kalitesi ve özellikle reel sektörün krediye ulaşımındaki süreklilik öncelikli konular arasındadır. Reel sektör ve bankacılık sektörü ilişkilerinin daha hassasiyetle yürütülmesi konusundaki sorumlu davranış, belki her zamankinden daha fazla önem kazanmaktadır. Bankacılığın, bir endüstri olması itibariyle günlük, dar sınırlarda ticari düşünmek yerine iş modelimizi, uzun vadeli sürdürülebilirlik çerçevesinde geliştirmek yönündeki tavrımızı sürdürmeliyiz ki biz Ziraat Bankası olarak böyle davranıyoruz. Bankamızın, toplam nakdi kredilerinin yaklaşık %75’i oranında reel sektöre kullandırılmış kredisi bulunuyor. Bankamız; (i) ülkenin üretimine, ticaretine ve istihdamına katkı sağlayan reel sektör ile (ii) bireylere kullandırdığı kredilerle birlikte ülkemizin büyümesine ve kalkınmasına destek vermektedir. Bu çerçevede; sermayesi tamamen kamuya ait olan Ziraat bankası, özellikle de cari dengeye katkı sağlayan sektörde yer alan firmalara destek vermeyi sürdürmektedir.

Konjonktürel Nedenlerle Yapılandırma İhtiyaçlarına Pozitif Ayrımcılık Şüphesiz ki mevcut yeni koşullar nedeniyle ortaya çıkan stok büyümesi ve alacak sürelerinin uzaması ek finansman ihtiyacı doğurmaktadır. Bu durum, Bankamızca hassasiyetle değerlendirilmekte olup böyle yapılmaya da devam edilecektir. Özellikle konjonktürün getirdiği finansal sorunlara çözüm konusunda pozitif ayrımcılık yapılmaktadır. Bu nedenle her vakaya özel farklı çözüm önerileri olmakla beraber firmalarla olan mevcut pozisyonumuzu koruyacak ve desteğimizi artırarak devam ettiriyor olacağız. Ziraat’te Yapılandırma Müşterilerimizin sağlıklı bir şekilde faaliyetlerini sürdürebilecekleri her türlü yapılandırma, Bankamızda destek bulmakta olup bulmaya da devam edecektir. Bireysel kredilerde yapılandırma özellikle vadenin uzatılması yönündeki ihtiyaçlar ve ödeme aksaklıklarının giderilmesi nedeniyle yapılıyor. Kredinin kullandırıldığı tarihteki faiz oranından bağımsız olarak, bir yapılandırma faiz oranı belirledik ve bu faiz oranından yapılandırmalar gerçekleştiriliyor. Piyasa koşullarını da zorlayarak bu faiz oranlarının daha da düşürülmesi konusunda


çalışmalarımız sürmektedir. Sektörde farklı uygulamalar mevcut olmakla birlikte; banka olarak, kredi kartlarındaki yapılandırma taleplerini bir kerelik ve belirli bir süre için olmak üzere; tüketici kredi ürünü üzerinden ve uygun koşullarla gerçekleştiriyoruz. Kredi borçlarını geri ödeme konusunda sıkıntı yaşayan tüm müşterilerimizin, hem faaliyetlerine devam edebilmesine hem de kredi geri ödeme güçlerinin geliştirilmesine imkan sağlamak üzere, mevzuatın elverdiği imkanlar dahilinde kredi yapılandırma enstrümanları uygulana gelmektedir. Güncel olarak 5,4 milyar TL’lik kredi riskimiz yapılandırılmış olup, geri ödeme süreçleri devam etmektedir. Yapılandırılan kredilerimizin geri dönüş oranları % 90’ları aşmakta olup, başarılı sonuçları görülmektedir. Mevzuatın da Sektörü Destekliyor Olması Önemli Canlı krediden yapılandırmaları düzenleyen BDDK mevzuatında; bireysel krediler için bir sürü detay ve bağlayıcı – alternatifli hükümler varken kurumsal kredilerin mevzuatında hiçbir düzenleme olmaması büyük eksikliktir. Farklı nedenlerle bireysel öne çıktı ama bu durum sektörü kurumsal kredilerin yapılandırmasından uzaklaştırıyor.

Özellikle de, aynı firmadan alacaklı olan birden fazla bankanın müşterek yapılandırma uygulamasına yönelik mevzuat eksikliği, pratikte ciddi sorunlara neden oluyor. Düşük Faiz Ortamı İçin Çalışıyoruz Finansal istikrarı bozmayacak şekilde, geleceğin belirsizliklerinin giderilmesi ve yatırım ve harcama iştahının artmasını teminen, düşük faiz ortamı için çalışmalarımız sürdürülmektedir. Bilindiği üzere; konut kredilerindeki faiz indirimine banka olarak öncü olduk. Sevindirici olan, bunu diğer bankaların da takip etmesi olmuştur. Kredi faiz oranı, kaynak maliyeti ile yakından ilgilidir. Kaynak maliyeti sadece, mevduata ya da kaynağa ödenen faiz değil. Kamusal yükler, operasyonel giderler, sermaye maliyeti unsurlarını şu ya da bu şekilde dikkate almak zorundayız.

Ödenen faiz, başa baş noktası analizinde toplam maliyetinin yarısının altında bir seviyededir. Bu tespitler yapılmadan, analitik çözümler üretilmesi çok zordur. Diğer maliyet de sermayenin maliyeti. Bu maliyetin geçerli olan düzenlemelerle bu maliyetin artmaması gerek. Yapılan son hesapta, sermaye maliyeti %15’ler seviyesinde. Öz kaynak, en önemli cephanemiz olup kredi verme kabiliyetimizi belirliyor. Basel uygulamalarının, ulusal inisiyatifler kullanılarak bünyemize uygun olacak şekilde düzenlemesi gerekmektedir. Daha iyiyi yapmak için tabi ki koşulları zorlayacağız. Sadece bankamızın bilançosuna değil, tabi ki müşterimizin bilançosuna, sektörün bilançosuna ve ülkemizin bilançosuna da bakıyoruz. Sorumlu davranıyoruz. Sorun çözümü adına ağzımızdan ilk çıkan ‘evet’tir. Bunları biz banka olarak yapmaya hazırız ve yapıyoruz. Belki bu noktada; firmalara düşen, ihtiyaç halinde eldeki işletme dışı varlıklarının satılarak öz kaynaklarının güçlendirilmesi konusunda daha cesur davranmaları olacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur




Sektörler:
Sayfa URL'si: