Adres: Nakkaştepe, Azizbey Sokak No: 1 Kuzguncuk 34674 İstanbul, Türkiye

Telefon: +90 216 531 00 00 - 444 1 562 (444 1 KOC)

Fax: +90 216 531 00 00

Yetkili Kişi: Koç Holding A.Ş.

Web: www.koc.com.tr

Ekli Görseller & Dökümanlar
Diğer bültenler
eklenilen başka bülteni yok.

Türk ve İslam eserleri ABD’de sergileniyor Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin el yazması Kur’an-ı Kerim koleksiyonu ABD’de sergileniyor

Tarih: 02.11.2016
Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin el yazması Kur’an-ı Kerim koleksiyonundan 60’ı aşkın nadide eser Koç Holding’in desteğiyle dünyanın en büyük müze ve araştırma enstitüsü Smithsonian bünyesindeki Arthur M. Sackler Galerisi’nde sergilenmeye başladı. Koç Holding ile Smithsonian Vakfı arasında 2005 yılında imzalanan ve Türk kültürünü dünyaya tanıtmak için işbirliğini içeren anlaşma kapsamında “Kur’an-ı Kerim Sanatı: Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nden Hazineler” adıyla düzenlenen sergi 20 Şubat 2017’ye kadar ziyarete açık olacak. Washington’da gerçekleşen gala gecesinde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, “Hayal ettiğimiz hoşgörüye dayalı dünyanın temel dayanağını kültürlerin, toplumların birbirlerini tanıması, yaşam biçimlerini ve değerlerini anlaması oluşturuyor. Bugün sizlerle açılışını yaptığımız serginin de, İslam’ın daha iyi anlaşılmasına ve yapıcı bir diyalog ortamının oluşmasına hizmet edeceğine yürekten inanıyoruz” dedi. Smithsonian Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren Artur M. Sackler Galerisi, ABD’nin ilk büyük Kur’an-ı Kerim sergisine ev sahipliği yapıyor. Koç Holding ile 1846 yılında kurulmuş olan dünyanın en büyük müze ve araştırma enstitüsü Smithsonian Vakfı arasında 2005 yılında imzalanan ve Türk kültürünü dünyaya tanıtmak için işbirliğini içeren anlaşma kapsamında “Kur’an-ı Kerim Sanatı: Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nden Hazineler” adıyla düzenlenen serginin açılış galası 19 Ekim 2016’da Washington’daki Smithsonian Castle’da gerçekleşti. Galaya Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Vekili Ali Y. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Caroline Koç, Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, Koç Holding Dış İlişkiler ve Kurumsal İletişim Direktörü Oya Ünlü Kızıl, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Yalçın Kurt, Washington Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Tugay Tuncer, TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özyeğin, Smithsonian Genel Sekreteri David Skorton, Serginin Baş Küratörü ve Smithsonian’ın İslam Sanatı Küratörü Massumeh Farhad ve dünyanın dört bir yanından çok sayıda davetli katıldı. Ali Y. Koç: “İslam dininin kültürel ve sanatsal değerleri tüm dünya ve insanlık tarihi adına bir zenginlik” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, galada yaptığı konuşmada Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin el yazması nadide Kur’an-ı Kerim koleksiyonunun bir arada ilk kez ABD’de 2 sergilenmesine aracılık etmekten ötürü gurur ve heyecan duyduklarını dile getirdi. Ali Y. Koç, bu serginin 2005 yılında Koç Holding ile Smithsonian Vakfı arasında imzalanan ve Türk kültürünü dünyaya tanıtmak için işbirliğini kapsayan anlaşmanın bir devamı niteliğinde olduğunu belirtirken şöyle devam etti: “2005 yılında ‘Stil Ve Statü: Osmanlı Türkiye’sinden Saray Kıyafetleri’ sergisi ile yine Smithsonian Müzesi’nde Türkiye’nin zengin kültürel mirasının en iyi örneklerinin geniş kitlelere ulaşmasına destek olmuştuk.
İslam dininin kültürel ve sanatsal değerlerini sadece ülkemiz ve İslam dünyası adına değil, tüm dünya ve insanlık tarihi adına bir zenginlik olarak görüyoruz. Bu değerleri korumayı, yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı arzuluyoruz.” Ali Y. Koç: “İslamofobi, yabancılaştırmayı, nefreti ve sığ milliyetçiliği körüklerken, zaten bunu hedefleyen aktörlerin emellerine de hizmet etmiş oluyor” “İslam hoşgörü dinidir. Tüm semavi dinler gibi insani değerleri, sevgiyi ve birliği yüceltir” diyerek sözlerini sürdüren Ali Y. Koç, ancak maalesef bugün Müslümanlığın Batı’daki algılanışının bu hümanizm ve hoşgörü anlayışından çok uzak olduğuna dikkat çekti. Ali Y. Koç şöyle devam etti: “İslam dininin ve 1.7 milyar Müslüman’ın terörle ve şiddetle bağdaştırılmaya çalışılması elbette bizleri hem üzüyor hem de kaygılandırıyor. Maalesef, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Başkanlık Seçimleri’nde dâhi İslamofobi retoriğinin kullanıldığına tanıklık ediyoruz. İslamofobi, yabancılaştırmayı, nefreti ve sığ milliyetçiliği körüklerken, zaten bunu hedefleyen aktörlerin emellerine de hizmet etmiş oluyor. Hayatımıza ayrımcılığı, çağdışılığı ve şiddeti getiren dinler değil; dinlerin bilerek ya da bilmeyerek yanlış referanslarla yorumlanması ve politik emeller için kullanılmasıdır. Bugünün globalleşen dünyasında, küresel barışı, istikrarı ve refahı korumak istiyorsak; çok kültürlülük, çoğulculuk, demokrasi, kapsayıcılık ve temel insan hakları tüm toplumlar için tartışmasız değerler olmalıdır.” Ali Y. Koç: “Çözüm yabancılaştırma değil, birleştiriciliktir” Ali Y. Koç konuşmasında, “Artan gelir adaletsizliği, çözüm bulunamayan işsizlik, toplumlarda bazı kesimlerin kendilerini arkada bırakılmış ve kaybetmiş hissetmeleri, Ortadoğu’da yayılmaya devam eden ateş, mültecilerin yaşadığı insanlık dramı, masum insanları hedef alan büyük terör saldırıları” gibi uzun süredir gündemde olan konuların tüm dünyanın ortak sorunu olduğuna dikkat çekti. Ali Y. Koç sözlerini şöyle sürdürdü: “Çözüm yabancılaştırma değil; birleştiriciliktir. Elbette ülkelerin kısa vadeli çıkar ve hedefleri koşullara göre değişebilir. Ancak medeniyetin çıpası olan evrensel değerler her dönemde, her koşulda ve her coğrafyada aynı kalması gereken ortak paydadır. Çoğunlukla kararlar verilirken politik amaçları doğrulayan analizlere seçilirken; diğerleri bir yana itiliyor.

Politikacılar tarihin doğru tarafında olmak istiyorlar; ancak bu taraf her zaman bilgeliğin, sağduyunun, hümanizmin ya da barışın tarafı olmuyor. Hepimiz Orta Amerika, Afganistan, Irak, Libya, Suriye, Afrika ve Güneydoğu Asya’da rejim değiştirme amacıyla yapılan yıkıcı girişimlerin uzun tarihini biliyoruz. Tabi ki bir bölgenin çöküşü dış güçlere atfedilemez. Ancak yine de, Batı’nın da bugün karşılaştığımız düğümlerde bir suç payı vardır. Batı dünyası “realpolitik” adı altında sıklıkla “kötünün iyisini” seçmeyi tercih ediyor; ancak bu kısa vadeli bakış açısıyla elde edinilen geçici kazanımlar; açılan uzun vadeleri yaraların yanında çok küçük kalıyor. İçinden geçtiğimiz dönemi tek bir cümleyle ifade etmek istersek; en uygunu ünlü İtalyan siyasetçi ve düşünür Antonio Gramsci’ye ait şu sözler olacak: “Eski dünya ölüyor ve yeni dünya doğmak 3 için mücadele ediyor; şimdi canavarlar zamanı”. Bugün tüm dünyanın, insan hakları temelli, yapıcı ve hoşgörüye dayanan mesajlara ve eylemlere her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum.” Ali Y. Koç: “Aşırılık yanlısı olanların, evrensel değerlerimizi rehin almalarına izin veremeyiz” “Elbette önümüzde çok zorlu ve uzun soluklu bir yol var. Bu yüzden de, ülkesinin, halkının ve dünyanın uzun vadeli çıkarlarını gözeterek hareket eden, gerekli reformları hayata geçirebilecek cesarete sahip, sorumlu liderlere ihtiyacımız var” diyerek sözlerini sürdüren Ali Y. Koç, “Bu vesileyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük lider Atatürk’ü burada anmak istiyorum. Çünkü bu büyük lider, çağdaş evrensel değerlere dayanan, barışı ve adaleti temel alan bir vizyon ile; İslam kültürünü, laik ve demokratik bir potada bütünleştirerek, güçlü bir ekonomik ve toplumsal kalkınma modeli inşa etmeyi başarmıştır” dedi. Ali Y. Koç, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz de Türkiye’nin Cumhuriyet tarihine tanıklık eden, 90 yıldır ekonomik ve toplumsal alanda katma değer yaratmayı kendine misyon edinen bir Topluluk olarak, üzerimize düşen görevin, toplumlar arasında hem ticari hem de kültürel köprüler kurmak, karşılıklı diyalogu güçlendirici çalışmalarda bulunmak olduğuna inanıyoruz.

Çünkü hayal ettiğimiz hoşgörüye dayalı dünyanın temel dayanağını kültürlerin, toplumların birbirlerini tanıması, yaşam biçimlerini ve değerlerini anlaması oluşturuyor. Bugün sizlerle açılışını yaptığımız serginin de, İslam’ın daha iyi anlaşılmasına ve yapıcı bir diyalog ortamının oluşmasına hizmet edeceğine yürekten inanıyoruz. Temel insani haklarımızın lütfuna varabilmemiz için, hepimizin işbirliği içinde, hoşgörü ve saygı kültürünü teşvik etmemiz şarttır. Aşırılık yanlısı olanların, evrensel değerlerimizi rehin almalarına izin veremeyiz. Daha iyi bir dünya için tek yol budur.” 8. yüzyıldan 17. yüzyıla uzanan neredeyse bin yıla yakın bir devri kapsıyor “Kur’an-ı Kerim Sanatı: Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nden Hazineler” sergisinde 60’ı aşkın Kur’an-ı Kerim sergileniyor. Eserler, 8. yüzyıldan 17. yüzyıla uzanan neredeyse bin yıla yakın bir devri kapsıyor ve Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinin en seçkin yapıtlarından oluşuyor. Türk ve İslam Eserleri Müzesi Koleksiyonu’ndan seçilen el yazmaları İran, Orta Asya ve Arap dünyasının en kuvvetli hattatlarının elinden çıkan paha biçilmez eserler olarak biliniyor. Smithsonian’dan sergiye ilişkin yapılan açıklamada, bu serginin bir dönüm noktasını teşkil ettiğine dikkat çekilirken, “Ziyaretçiler bu olağanüstü el yazmaları ile Kuran’ı Kerim’in ağızdan ağıza aktarılan bir mesajdan, İslam dünyasının en kudretli sanatkârlarının elinde kağıda yazılmış, tezhip edilmiş ve ciltlenmiş haline dönüşümünü görecekler” denildi.


Serginin Baş Küratörü ve Smithsonian’ın İslam Sanatı Küratörü Massumeh Farhad da açıklamasında, “Her ne kadar her Kuran kopyası, kelimesi kelimesine aynı metni ihtiva etse de, sanatçıların ustalığı ve kabiliyetleri her bir el yazmayı başlı başına bir sanat eserine dönüştürmüştür” dedi. Serginin gerçekleştiği Arthur M. Sackler Galerisi’nin ve Freer Sanat Galerisi’nin Direktörü Julian Raby ise, İstanbul’daki Türk ve İslam Eserleri Müzesi dünyadaki en olağanüstü Kur’an-ı Kerim koleksiyonuna sahip olduğuna dikkat çekerken, “Ne var ki uzmanların çoğu neredeyse bunu hiç bilmiyor. Bu sergi Müslüman hattat ve zanaatkârların bin yıldan uzun bir süre boyunca Kuzey Afrika’dan Afganistan’a kadar yayılan sanatlarını ABD’deki ziyaretçilere sunan benzersiz bir fırsat niteliğinde” diye konuştu. 4 Kur’an-ı Kerim’in ilk nüshaları sergilenecek Sergide, Kur’an-ı Kerim’in ilk nüshaları olarak kabul edilen parşömen üzerine yazılmış Kur’an yapraklarını ihtiva etmesi nedeniyle İslam Dünyası için çok değerli bir koleksiyon olan Şam Evraklarından parçalar da yer alıyor. Şam Evrakları İslam dönemine ait bilinen en erken tarihe (875-876) ulaşmayı sağlayan vakıf kaydı olarak da biliniyor. Şam Evrakları; Kur’an yaprakları, rulo Kur’anlar, Kur’an cüzleri, İslam cilt sanatının ilk örnekleri olan ahşap üzerine kaplanmış deriden oluşan ciltler, mektuplar gibi çeşitli belgelerin bir arada muhafaza edildiği, 8. yüzyıl sonu ile 19. yüzyıl arasında 250 bine yakın belgeden oluşuyor. Sergiyi 200 bini aşkın kişinin ziyaret etmesi bekleniyor Sergiyi 15 Ekim 2016 – 20 Şubat 2017 tarihleri arasında 200 bini aşkın kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Sergi ziyaretçileri her bir Kur’an-ı Kerim el yazmasının hattatları, eserin tarihi ve ne zaman nerede kullanıldığı gibi biyografik bilgileri de inceleme fırsatı bulacak. Sergi kapsamında Kur’an-ı Kerim el yazmaları dijital ortamda da milyonlarca kişinin erişimine açık olacak. Online ziyaretçiler, ilgilerini çeken bir kaligrafik ya da illüstratif öğe hakkında da detaylı bilgiye sahip olabilecekler.


Serginin Türkçe ve İngilizce yayınlanan kataloğunda ise, Türk İslam Eserleri Müzesi’nin tarihi ve koleksiyonlarına dair önemli makaleler de yer alacak. 01 – 03 Aralık 2016 tarihleri arasında ise sergi kapsamında Kur’an-ı Kerim sanatına dair bir sempozyum da düzenlenecek. Smithsonian Vakfı - Freer ve Sackler Galerileri Hakkında: 1846 yılında kurulan Smithsonian Enstitüsü, dünyanın en büyük müze ve araştırma kompleksi olarak biliniyor. Enstitü bünyesinde 19 müze ve galeri bulunuyor. Geçtiğimiz yıl 28 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapan Smithsonian 156 milyon objeden oluşan bir koleksiyona sahip. Smithsonian Enstitüsü bünyesindeki Freer Sanat Galerisi ve Arthur M. Sackler Galerisi ise, ülkedeki Asya sanatı müzesi olarak biliniyor. Taş Devri’nden günümüze ulaşan eserlerden, İslam sanatı gruplarına, değerli Çin taşları, bronzları, resimleri ve antik çağ Yakın Doğu eserleri de dahil olan 40 binden fazla obje ile Asya sanatı örneklerini bulunduran galerilerde aynı zamanda Japonya, Eski Mısır, Güney ve Güneydoğu Asya ve Kore eserleri de yer alıyor.


Sektörler:
Sayfa URL'si: