Adres: Otakçılar Cad. No:78 34050 Eyüp İstanbul
Telefon: 0212 437 83 83
Fax: 0212 437 83 87
Yetkili Kişi: Zelal Varul
Web: www.flatofis.com.tr/
Diğer bültenler
Çocuklar İlk Deneylerini Flatofis’te Yapacak
Cumhuriyet Tarihi 29 Ekim’de Flatofis’te afişlenecek
Haliç’in eşsiz manzarasında Ramazan keyfi
Flatofis Çarşı’da ozonla saç tedavisi ücretsiz yapılacak
Fotoğraf sanatçısı Burak Sarıca’nın “30 Saniye” isimli fotoğraf sergisi Flatofis’te
Flatofisçarşı’da Babalar Günü’nde tavla turnuvası
Flatofis Çarşı 2 Mayıs’ta açılıyor
Flatofis Çarşı 2000 kişiye istihdam sağlayacak
Türkiye’nin ilk yatay ofis konseptinin örnek ofisi Haliç’te tanıtıldı. Flatofis örnek ofisi tanıtıldı.
Cumhuriyet Tarihi 29 Ekim’de Flatofis’te afişlenecek
Haliç’in eşsiz manzarasında Ramazan keyfi
Flatofis Çarşı’da ozonla saç tedavisi ücretsiz yapılacak
Fotoğraf sanatçısı Burak Sarıca’nın “30 Saniye” isimli fotoğraf sergisi Flatofis’te
Flatofisçarşı’da Babalar Günü’nde tavla turnuvası
Flatofis Çarşı 2 Mayıs’ta açılıyor
Flatofis Çarşı 2000 kişiye istihdam sağlayacak
Türkiye’nin ilk yatay ofis konseptinin örnek ofisi Haliç’te tanıtıldı. Flatofis örnek ofisi tanıtıldı.
“Sandal ve Doğa’dan Yansımalar” fotoğraf sergisi Flatofis Çarşı’da
Tarih: 09.06.2009
Fotoğraf sanatçısı Erhan Bayladı’nın “Sandal ve Doğadan Yansımalar” isimli fotoğraf sergisi 10– 21 Haziran tarihleri arasında Flatofis Çarşı’da sergilenecek. Sergiden elde edilen gelir Türkan Saylan’ın kurduğu Cüzzamla Savaş Derneği’nin cüzzam hastanesi Lepra ve Deri Hastalıkları Hastanesi’ne bağışlanacak.
Flatofis Çarşı, Erhan Bayladı’nın sandal ve doğa fotoğraflarından oluşan “Sandal ve Doğa’dan Yansımalar” fotoğraf sergisine ev sahipliği yapacak. 33 fotoğraftan oluşan sergide yer alan fotoğraflar Flatofis Çarşı’da satışa sunulacak. Satışa sunulan fotoğraflardan elde edilen gelirin yarısı Cüzzamla Savaş Derneği’nin kurduğu Lepra ve Deri Hastalıları Hastanesi’ne bağışlanacak.
Sergi, tüm sanatseverler ve bağışçılar için iki hafta boyunca Türkiye’nin ilk A sınıfı yatay ofis projesi Flatofis’in Çarşı bölümünde yer alacak.
Erhan Bayladı’dan…
Sandallar bulunduğu kompozisyonlardaki görüntüsüne göre farklı hüviyetlere bürünür. Bazen neşe dolu, bazen tersi, hüzün dolu bir kompozisyon ortaya çıkmasına sebep olur. Bana göre sandal bir insan gibidir kompozisyonlarda. Genelde yalnızlığı anlatır. İşi bitince kenara atılan bir insan gibidir bazen. Bazen o kadar hüzün verici sahnelere sebep olur ki. Terk edilmiştir artık işi bitmiş faydalanılacak tarafı kalmamış ve kendi haline bırakılmıştır. Bazen bir sevgiliyi sevenine kavuşturur ve yolu beklenir. Bazen kıyıda bağlı olan denizdekinin gelmesini bekler sabırsızlıkla adeta. Çoğu zaman dalgalarla mücadeleye zorlanır sanki hayatın zorlukları dersini alırcasına. Kışın kar altında, yazın güneşte bırakılır, çaresizce tek başına. Yağan yağmurda ıslanmaya mahkûm edilir çoğu zaman. Bazen birçok insanüstüne biner sanki gücünü ölçercesine o yinede bütün bunlara göğüs gerer sanki sahibine olan sadakat borcunu ödemek için yemin etmişçesine. Ama en zoruna gideni, bir gün suyun içinde veya dışarıda önemsenmez bir şekilde terk edilmektir onun için. İşte o zaman o sudan ve güneşten yardım ister adeta sonunun gelmesi için. Ya güneşle kurutup çatlatır kendini, ya da suyun içinde çürütür bedenini. Artık rengârenk boyalı gövdesiyle su üzerinde gösteriş yaptığı güzel günler geride kalmıştır onun için. İşte sandal ve kayık böyle kompozisyonların öğesidir benim için. Bu yüzden çok severim onları, özellikle ahşaptan yapılanları, işte bundan dolayı fotoğraflarımda hep sandal vardır.
Flatofis Çarşı, Erhan Bayladı’nın sandal ve doğa fotoğraflarından oluşan “Sandal ve Doğa’dan Yansımalar” fotoğraf sergisine ev sahipliği yapacak. 33 fotoğraftan oluşan sergide yer alan fotoğraflar Flatofis Çarşı’da satışa sunulacak. Satışa sunulan fotoğraflardan elde edilen gelirin yarısı Cüzzamla Savaş Derneği’nin kurduğu Lepra ve Deri Hastalıları Hastanesi’ne bağışlanacak.
Sergi, tüm sanatseverler ve bağışçılar için iki hafta boyunca Türkiye’nin ilk A sınıfı yatay ofis projesi Flatofis’in Çarşı bölümünde yer alacak.
Erhan Bayladı’dan…
Sandallar bulunduğu kompozisyonlardaki görüntüsüne göre farklı hüviyetlere bürünür. Bazen neşe dolu, bazen tersi, hüzün dolu bir kompozisyon ortaya çıkmasına sebep olur. Bana göre sandal bir insan gibidir kompozisyonlarda. Genelde yalnızlığı anlatır. İşi bitince kenara atılan bir insan gibidir bazen. Bazen o kadar hüzün verici sahnelere sebep olur ki. Terk edilmiştir artık işi bitmiş faydalanılacak tarafı kalmamış ve kendi haline bırakılmıştır. Bazen bir sevgiliyi sevenine kavuşturur ve yolu beklenir. Bazen kıyıda bağlı olan denizdekinin gelmesini bekler sabırsızlıkla adeta. Çoğu zaman dalgalarla mücadeleye zorlanır sanki hayatın zorlukları dersini alırcasına. Kışın kar altında, yazın güneşte bırakılır, çaresizce tek başına. Yağan yağmurda ıslanmaya mahkûm edilir çoğu zaman. Bazen birçok insanüstüne biner sanki gücünü ölçercesine o yinede bütün bunlara göğüs gerer sanki sahibine olan sadakat borcunu ödemek için yemin etmişçesine. Ama en zoruna gideni, bir gün suyun içinde veya dışarıda önemsenmez bir şekilde terk edilmektir onun için. İşte o zaman o sudan ve güneşten yardım ister adeta sonunun gelmesi için. Ya güneşle kurutup çatlatır kendini, ya da suyun içinde çürütür bedenini. Artık rengârenk boyalı gövdesiyle su üzerinde gösteriş yaptığı güzel günler geride kalmıştır onun için. İşte sandal ve kayık böyle kompozisyonların öğesidir benim için. Bu yüzden çok severim onları, özellikle ahşaptan yapılanları, işte bundan dolayı fotoğraflarımda hep sandal vardır.
1038 kez okundu.
Bağlantılar



