Ekli Görseller & Dökümanlar
Diğer bültenler
eklenilen başka bülteni yok.
Romatizmal Hastalıklar Toplumumuzda Mali Yüke Neden Oluyor
Tarih: 15.02.2012
Romatoid Artrit (RA) ve Ankilozan
Spondilit (AS) hastaları üzerine yapılan “RA ve AS’nin Türk Toplumu Üzerindeki Finansal
Yükü” başlıklı araştırmanın sonuçlarına göre bu hastalıklar Türkiye her yıl 8.2
Milyar TL lik finansal bir kayba uğruyor. Ülkemize olan maliyetinin azaltılması
için hastalığın doğru zamanda teşhis edilip tedaviye yönlendirilmesi büyük önem
taşıyor.
GATA Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Salih Pay ve Başkent Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği Bölümünden Doç. Dr. Simten Malhan ile birlikte Türkiye’de 22 araştırmacının birlikte yürüttüğü “RA ve AS’nin Türk Toplumu Üzerindeki Finansal Yükü” başlıklı araştırmanın sonuçları Ulusal Romatoloji Kongresi’nde açıklandı. Araştırmada elde edilen verilere göre, bu hastalıkların yol açtığı işgücü kaybının yarattığı maliyetin, hastalığın tedavi maliyetinden daha yüksek olduğu saptandı. Türkiye, her yıl 8.2 Milyar TL lik kayba uğruyor.
Araştırma sonunda öngörülen önemli noktalardan biri de, RA ve AS hastalıklarında etkin kontrol, doğru zamanda doğru teşhiste bulunarak optimum tedaviyi uygularak mümkün olabilmektedir. Bu sayede hem hastalığın ilerlemesi durdurulacak hem de oluşan maliyetlerin düşmesi sağlanacaktır.
Başkent Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği Bölümünden Doç. Dr. Simten Malhan’ın hazırladığı araştırma raporunda “yapılan araştırmalar ilk 10 yıl içerisinde RA ile AS hastalıklarının maliyetleri arasındaki farkın daha düşük olduğunu fakat hastalıkların 10. yılından itibaren RA hastalığının maliyetinin AS hastalığından çok daha yüksek konuma geçtiğini gösteriyor.” Bu araştırma raporunda yer alan bazı bilgiler şu şekildedir.
Yapılan araştırmaya göre toplam maliyetin;
Elde edilen sonuçlara göre; kas-iskelet sistemi hastalıkları, hastaların yaşam standartlarını olumsuz yönde etkiliyor. Hastalar, yaşamlarının 30 - 40 yıl kadar bir bölümünü sakatlıklar ile geçiriyorlar. Bunun sonucu olarak psikolojik anlamda da yıpranan hastanın çalışma hayatı ile olan bağının zayıfladığı gözlemleniyor. Hastaların gerek özel yaşam gerekse iş yaşantılarını olumsuz anlamda etkileyerek hayat kalitesini düşüren hastalığın ancak doğru teşhis ve tedavi ile normal düzenlerini sağlamaları mümkün oluyor.
Romaturka Derneği Olarak;
Doğru zamanda, doğru teşhis, doğru tedavi ile hastalar psikolojik ve fiziksel açıdan yıpranmadan, hastalıklarıyla barışık yaşayarak daha istekli ve verimli çalışacaklar ve erken emekli olmayı düşünmeyeceklerdir.
Bu konuda toplumu ve resmi birim ve mercileri bilgilendirmek gereği açık olup, bunun içinde kamuoyunun desteğini bekliyoruz.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki ülkemizde bu hastalıkları anlatarak doğru zamanda doğru teşhisin konulmasını sağlamak için daha fazla bilgilendirme çalışması yapılmalıdır. Özellikle, bu hastalıkların yönetiminde aile hekimlerinin, uzman hekimlerin, işverenlerin, sağlık hizmetleri ve sosyal güvenlik sistemi yetkililerinin birlikte çalışarak ülkemize ve biz hastalara yönelik çözümler üretmeleriyle, iş yaşamının içinde verimli bir şekilde çalışacak hastaların, aile ve sosyal yaşamdan kopmadan, erken emekli olarak yaşamın kıyısında kalmak yerine yaşamın içinde aktif şekilde yer almalarının sağlanması, ülkemizdeki bu çalışmada belirtilen maaliyetleri artırıcı değil bilakis azaltıcı/katkı sağlayıcı şekilde topluma kazandırılması hedeflenmelidir.
GATA Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Salih Pay ve Başkent Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği Bölümünden Doç. Dr. Simten Malhan ile birlikte Türkiye’de 22 araştırmacının birlikte yürüttüğü “RA ve AS’nin Türk Toplumu Üzerindeki Finansal Yükü” başlıklı araştırmanın sonuçları Ulusal Romatoloji Kongresi’nde açıklandı. Araştırmada elde edilen verilere göre, bu hastalıkların yol açtığı işgücü kaybının yarattığı maliyetin, hastalığın tedavi maliyetinden daha yüksek olduğu saptandı. Türkiye, her yıl 8.2 Milyar TL lik kayba uğruyor.
Araştırma sonunda öngörülen önemli noktalardan biri de, RA ve AS hastalıklarında etkin kontrol, doğru zamanda doğru teşhiste bulunarak optimum tedaviyi uygularak mümkün olabilmektedir. Bu sayede hem hastalığın ilerlemesi durdurulacak hem de oluşan maliyetlerin düşmesi sağlanacaktır.
Başkent Üniversitesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği Bölümünden Doç. Dr. Simten Malhan’ın hazırladığı araştırma raporunda “yapılan araştırmalar ilk 10 yıl içerisinde RA ile AS hastalıklarının maliyetleri arasındaki farkın daha düşük olduğunu fakat hastalıkların 10. yılından itibaren RA hastalığının maliyetinin AS hastalığından çok daha yüksek konuma geçtiğini gösteriyor.” Bu araştırma raporunda yer alan bazı bilgiler şu şekildedir.
Yapılan araştırmaya göre toplam maliyetin;
- %70’ini RA Hastaları,
- %66’sını AS Hastaları oluşturuyor.
- RA için 1.183.521.810 TL,
- AS için 1.418.108.384 TL’dir.
- RA için 2.864.199.660 TL
- AS için 2.779.291.520 TL’dir.
Elde edilen sonuçlara göre; kas-iskelet sistemi hastalıkları, hastaların yaşam standartlarını olumsuz yönde etkiliyor. Hastalar, yaşamlarının 30 - 40 yıl kadar bir bölümünü sakatlıklar ile geçiriyorlar. Bunun sonucu olarak psikolojik anlamda da yıpranan hastanın çalışma hayatı ile olan bağının zayıfladığı gözlemleniyor. Hastaların gerek özel yaşam gerekse iş yaşantılarını olumsuz anlamda etkileyerek hayat kalitesini düşüren hastalığın ancak doğru teşhis ve tedavi ile normal düzenlerini sağlamaları mümkün oluyor.
Romaturka Derneği Olarak;
Doğru zamanda, doğru teşhis, doğru tedavi ile hastalar psikolojik ve fiziksel açıdan yıpranmadan, hastalıklarıyla barışık yaşayarak daha istekli ve verimli çalışacaklar ve erken emekli olmayı düşünmeyeceklerdir.
Bu konuda toplumu ve resmi birim ve mercileri bilgilendirmek gereği açık olup, bunun içinde kamuoyunun desteğini bekliyoruz.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki ülkemizde bu hastalıkları anlatarak doğru zamanda doğru teşhisin konulmasını sağlamak için daha fazla bilgilendirme çalışması yapılmalıdır. Özellikle, bu hastalıkların yönetiminde aile hekimlerinin, uzman hekimlerin, işverenlerin, sağlık hizmetleri ve sosyal güvenlik sistemi yetkililerinin birlikte çalışarak ülkemize ve biz hastalara yönelik çözümler üretmeleriyle, iş yaşamının içinde verimli bir şekilde çalışacak hastaların, aile ve sosyal yaşamdan kopmadan, erken emekli olarak yaşamın kıyısında kalmak yerine yaşamın içinde aktif şekilde yer almalarının sağlanması, ülkemizdeki bu çalışmada belirtilen maaliyetleri artırıcı değil bilakis azaltıcı/katkı sağlayıcı şekilde topluma kazandırılması hedeflenmelidir.
388 kez okundu.
Bağlantılar



