Adres: İz Plaza Giz Ayazağa Yolu No:4 34398 Maslak - İstanbul
Telefon: 0212 365 48 48
Fax: 0212 365 48 47
Yetkili Kişi: Pronet Güvenlik Alarm Sistemi
Web: www.pronet.com.tr
Ekli Görseller & Dökümanlar
Diğer bültenler
Pronet Kameram ile gözünüz arkada kalmıyor
Türkiye de Pronet in sunduğu Reveal patlayıcı tespit sistemiyle sınırlar artık daha güvenli
Pronet Güvenlik Salto kurum içi güvenlikte yeni bir sayfa açıyor
Türkiye’de her gün 234 konut ve 114 işyeri soyuluyor
Pronet, Türkiye’nin en kârlı yatırımıyla girişimcilik fuarında
Güvenli Evim Resim Yarışması’nda Türk resminin minik yıldızları belli oldu!
Yeni evlenen çiftlere Pronet’ten 3 ay ücretsiz güvenlik sistemi
Pronet Güvenlik, dijital ajans arayışı için konkur düzenliyor
Pronet’in güvenlik çemberi genişliyor
Pronet’in güvenlik çemberi genişliyor
Müşteri memnuniyetinde Pronet farkı
Pronet, Perakende Fuarı’nda en yeni çözümlerini tanıttı
Pronet’in Alarm Departmanı Teknik Servis Müdürlüğü’ne Kerem Dağaşan atandı
Pronet Kişi Sayma Sistemleri’yle perakende dünyasında yeni bir dönem başlıyor
Türkiye de Pronet in sunduğu Reveal patlayıcı tespit sistemiyle sınırlar artık daha güvenli
Pronet Güvenlik Salto kurum içi güvenlikte yeni bir sayfa açıyor
Türkiye’de her gün 234 konut ve 114 işyeri soyuluyor
Pronet, Türkiye’nin en kârlı yatırımıyla girişimcilik fuarında
Güvenli Evim Resim Yarışması’nda Türk resminin minik yıldızları belli oldu!
Yeni evlenen çiftlere Pronet’ten 3 ay ücretsiz güvenlik sistemi
Pronet Güvenlik, dijital ajans arayışı için konkur düzenliyor
Pronet’in güvenlik çemberi genişliyor
Pronet’in güvenlik çemberi genişliyor
Müşteri memnuniyetinde Pronet farkı
Pronet, Perakende Fuarı’nda en yeni çözümlerini tanıttı
Pronet’in Alarm Departmanı Teknik Servis Müdürlüğü’ne Kerem Dağaşan atandı
Pronet Kişi Sayma Sistemleri’yle perakende dünyasında yeni bir dönem başlıyor
Doğru sanılan yanlışlar, her yıl 100 bine yakın kişinin güvenliğini tehlikeye atıyor
Tarih: 09.08.2011
İhmal
ve doğru sanılan yanlışlar nedeniyle Türkiye’de her gün 234 ev soyuluyor. Yeni
ortaya çıkan yumurta atma gibi akla gelmedik yöntemlerle evlere giren
hırsızların hedefinde sadece sıradan konutlar değil, güvenlik elemanlarıyla
korunan siteler de bulunuyor. Türkiye’nin lider güvenlik şirketi Pronet,
soygunları önlemede en önemli rolün, yine bu soygunlardan maddi ve manevi en
büyük hasarı gören ev sahiplerine düştüğünü belirtiyor. Güvenlikte doğru
sanılan yanlışları açıklayan Pronet, böylece ihmallerin önüne geçerek, daha
güvenli bir yuvaya sahip olmanın mümkün olduğuna dikkat çekiyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2010 faaliyet raporuna göre Türkiye’de her gün 234 ve her saat 10 ev soyuluyor. Sadece 2010’da toplam 89 bin 349 evde hırsızlık vakasının yaşandığı ülkemizde, hırsızlar akla gelmedik yöntemlerle sadece sıradan konutları değil, güvenlik elemanlarıyla korunan siteleri dahi tehdit ediyor. Özellikle ihmal ve doğru sanılan yanlışlar nedeniyle yaşanan ve ev sahiplerinin travmalar yaşamasına neden olan soygunların önüne geçilmesinde en önemli görev ise yine ev sahiplerine düşüyor. Türkiye’nin lider güvenlik şirketi Pronet, güvenlikte doğru sanılan yanlışlar konusunda toplumu bilinçlendirerek ihmallerin önüne geçmenin ve böylece daha güvenli bir yuvaya sahip olmanın mümkün olduğuna dikkat çekiyor.
Yumurtayla ev soyuyorlar
Hırsızlar ev sahiplerini her gün yeni bir yöntemle tehdit ediyor. Soyguncuların son olarak geliştirdiği yöntem, evlere yumurta atmak. Hırsızlar yumurtayı ev sahibinin görebileceği bir noktaya atıyor ve bir süre beklemeye başlıyor. Yumurta artıklarının birkaç gün boyunca temizlenmediğini gören hırsızlar, evde kimse olmadığını düşünüp evlere giriyor. Güvenlik güçleri bu yöntemle Marmaris’te son bir hafta içinde çok sayıda evin soyulduğunu belirtiyor.
Yüzde 80’i evini değiştiriyor
Türkiye’deki hırsızlık girişimlerinin önemli bir kısmının hane halkı evdeyken gerçekleştiğini ve bunun da büyük travmalara yol açtığını söyleyen Pronet Genel Müdürü Metin Kastro, “En kötüsü de hırsızlığın gece, hane halkı uyurken gerçekleşmesi. Ev sahibi yatağında uyurken bu sırada birisi odaya giriyor ve pantolonun cebinden cüzdanı çalıyor. Örneğin koca ya da eşi uyanıp kafayı kaldırınca, hırsız 'sen yat uyu, seninle işim yok bitirip gideceğim' diyor. Ev sahibi de mecburen korkuyla yatıp sesini çıkarmıyor. Bu aşamada cengaver çıkanlar da oluyor ama sonuçta bu büyük bir risk taşıyor. Karşınızdaki adamın ne olduğunu, neye güvendiğini bilmeden harekete geçmek, ailenizin güvenliğini tehlikeye sokuyor. O yüzden en doğrusu hırsıza bulaşmamak oluyor. Ama bunun sonucunda da büyük travmalar yaşanıyor. Bu travmayı yaşayanların yüzde 80'i de evlerini değiştiriyor," diye konuştu.
Geç olmadan tedbir alınmalı
Türkiye’de her saat başı 10 evin soyulduğuna dikkat çeken Pronet Genel Müdürü Metin Kastro, hiç kimsenin “benim başıma bir şey gelmez” deme lüksüne sahip olmadığını belirtiyor. Kastro “Son dönemlerde azalmakla birlikte bize güvenlik sistemi taktırmak için gelenlerin önemli bir bölümünün ya kendisi bir hırsızlık vakasıyla karşılaşmış ya da bir yakını. Bu durumun değişmesi gerekiyor. Son yıllarda artan bilinçle önceden tedbirini alıp güvenlik sistemi alanların sayısı gittikçe artıyor. Hatta bazı müşterilerimiz ‘bizim başımıza bir şey gelmiyor’ diyorlar. Zaten bizim amacımız da o. İki hane düşünün birinde güvenlik sistemi var, diğerinde yok. Sizce hırsız hangisine girmeyi tercih eder,” diyor.
Günde bir damacana su parasına evler güvende
Herkesin kendisini en iyi hissettiği ve en güvende bulduğu yerin evi olduğunu söyleyen Kastro, hırsızları evden uzak tutmanın en kolay ve en ucuz yolunun güvenlik sistemi taktırmak olduğunu söylüyor. İnsanların yüz binlerce lira vererek sahip olduğu evlerinden soğumalarını engellemek için güvenlik sistemlerini taktırmaktan kaçınmaması gerektiğini belirten Kastro “Şu bilinmelidir ki, güvenlik sistemleri lüks değildir. Günde bir damacana su parasından daha ucuza evinizi koruyabilirsiniz.”
Pronet, güvenlik konusunda doğru bilinen yanlışları şöyle sıralıyor:
Yanlış: Bizim sitede 24 saat özel güvenlik var. Bizim eve hırsız giremez.
Doğrusu: Site girişinde özel güvenlik de olsa, güvenlikçiler yüzlerce kişinin girdiği sitede kimin hırsız olduğunu bilemezler. Ancak olay olduktan sonra müdahale ederler.
Yanlış: Bizim evin kapısı kasa gibi sapasağlam.
Doğrusu: Tüm kapılar açılmak üzere tasarlanmıştır. Kapıda kaldığınızda bir çilingir açıyorsa, bir hırsızın da kapınızı açma ihtimali her zaman vardır.
Yanlış: Benim sigortam var, gerek yok.
Doğrusu: Sigorta ancak bir hırsızlık sonrası zararlarınızı karşılar, hırsızlığı engellemez, üstelik canınızı korumaya almaz. Sigorta ve güvenlik sistemleri birbirinin tamamlayıcısıdır, alternatifi değil
Yanlış: Güvenlik sistemleri pahalıdır.
Doğrusu: Hayır değildir. Abonelik sistemlerine artık yüksek bedeller ödenmiyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2010 faaliyet raporuna göre Türkiye’de her gün 234 ve her saat 10 ev soyuluyor. Sadece 2010’da toplam 89 bin 349 evde hırsızlık vakasının yaşandığı ülkemizde, hırsızlar akla gelmedik yöntemlerle sadece sıradan konutları değil, güvenlik elemanlarıyla korunan siteleri dahi tehdit ediyor. Özellikle ihmal ve doğru sanılan yanlışlar nedeniyle yaşanan ve ev sahiplerinin travmalar yaşamasına neden olan soygunların önüne geçilmesinde en önemli görev ise yine ev sahiplerine düşüyor. Türkiye’nin lider güvenlik şirketi Pronet, güvenlikte doğru sanılan yanlışlar konusunda toplumu bilinçlendirerek ihmallerin önüne geçmenin ve böylece daha güvenli bir yuvaya sahip olmanın mümkün olduğuna dikkat çekiyor.
Yumurtayla ev soyuyorlar
Hırsızlar ev sahiplerini her gün yeni bir yöntemle tehdit ediyor. Soyguncuların son olarak geliştirdiği yöntem, evlere yumurta atmak. Hırsızlar yumurtayı ev sahibinin görebileceği bir noktaya atıyor ve bir süre beklemeye başlıyor. Yumurta artıklarının birkaç gün boyunca temizlenmediğini gören hırsızlar, evde kimse olmadığını düşünüp evlere giriyor. Güvenlik güçleri bu yöntemle Marmaris’te son bir hafta içinde çok sayıda evin soyulduğunu belirtiyor.
Yüzde 80’i evini değiştiriyor
Türkiye’deki hırsızlık girişimlerinin önemli bir kısmının hane halkı evdeyken gerçekleştiğini ve bunun da büyük travmalara yol açtığını söyleyen Pronet Genel Müdürü Metin Kastro, “En kötüsü de hırsızlığın gece, hane halkı uyurken gerçekleşmesi. Ev sahibi yatağında uyurken bu sırada birisi odaya giriyor ve pantolonun cebinden cüzdanı çalıyor. Örneğin koca ya da eşi uyanıp kafayı kaldırınca, hırsız 'sen yat uyu, seninle işim yok bitirip gideceğim' diyor. Ev sahibi de mecburen korkuyla yatıp sesini çıkarmıyor. Bu aşamada cengaver çıkanlar da oluyor ama sonuçta bu büyük bir risk taşıyor. Karşınızdaki adamın ne olduğunu, neye güvendiğini bilmeden harekete geçmek, ailenizin güvenliğini tehlikeye sokuyor. O yüzden en doğrusu hırsıza bulaşmamak oluyor. Ama bunun sonucunda da büyük travmalar yaşanıyor. Bu travmayı yaşayanların yüzde 80'i de evlerini değiştiriyor," diye konuştu.
Geç olmadan tedbir alınmalı
Türkiye’de her saat başı 10 evin soyulduğuna dikkat çeken Pronet Genel Müdürü Metin Kastro, hiç kimsenin “benim başıma bir şey gelmez” deme lüksüne sahip olmadığını belirtiyor. Kastro “Son dönemlerde azalmakla birlikte bize güvenlik sistemi taktırmak için gelenlerin önemli bir bölümünün ya kendisi bir hırsızlık vakasıyla karşılaşmış ya da bir yakını. Bu durumun değişmesi gerekiyor. Son yıllarda artan bilinçle önceden tedbirini alıp güvenlik sistemi alanların sayısı gittikçe artıyor. Hatta bazı müşterilerimiz ‘bizim başımıza bir şey gelmiyor’ diyorlar. Zaten bizim amacımız da o. İki hane düşünün birinde güvenlik sistemi var, diğerinde yok. Sizce hırsız hangisine girmeyi tercih eder,” diyor.
Günde bir damacana su parasına evler güvende
Herkesin kendisini en iyi hissettiği ve en güvende bulduğu yerin evi olduğunu söyleyen Kastro, hırsızları evden uzak tutmanın en kolay ve en ucuz yolunun güvenlik sistemi taktırmak olduğunu söylüyor. İnsanların yüz binlerce lira vererek sahip olduğu evlerinden soğumalarını engellemek için güvenlik sistemlerini taktırmaktan kaçınmaması gerektiğini belirten Kastro “Şu bilinmelidir ki, güvenlik sistemleri lüks değildir. Günde bir damacana su parasından daha ucuza evinizi koruyabilirsiniz.”
Pronet, güvenlik konusunda doğru bilinen yanlışları şöyle sıralıyor:
Yanlış: Bizim sitede 24 saat özel güvenlik var. Bizim eve hırsız giremez.
Doğrusu: Site girişinde özel güvenlik de olsa, güvenlikçiler yüzlerce kişinin girdiği sitede kimin hırsız olduğunu bilemezler. Ancak olay olduktan sonra müdahale ederler.
Yanlış: Bizim evin kapısı kasa gibi sapasağlam.
Doğrusu: Tüm kapılar açılmak üzere tasarlanmıştır. Kapıda kaldığınızda bir çilingir açıyorsa, bir hırsızın da kapınızı açma ihtimali her zaman vardır.
Yanlış: Benim sigortam var, gerek yok.
Doğrusu: Sigorta ancak bir hırsızlık sonrası zararlarınızı karşılar, hırsızlığı engellemez, üstelik canınızı korumaya almaz. Sigorta ve güvenlik sistemleri birbirinin tamamlayıcısıdır, alternatifi değil
Yanlış: Güvenlik sistemleri pahalıdır.
Doğrusu: Hayır değildir. Abonelik sistemlerine artık yüksek bedeller ödenmiyor.
628 kez okundu.
Bağlantılar



